Bir süredir başta Facebook olmak üzere, diğer sosyal paylaşım siteleriyle olan ilişkilerimizin ne kadar sağlıklı olduğunu düşünüyorum.. Başlangıçta uzun zamandır haberleşilmeyen arkadaşların şıp diye bulunuverdiği herkesin toplandığı bu büyük havuzun suyu giderek kirleniyor gibi.. Facebook üzerinden taslanan bilgiçlikler, gezip görülen yerlerden, yenilip içilenlere kadar teşhir edilen günlük yaşam detaylarını kendimiz için mi, yoksa başkaları için mi paylaşıyoruz? Paylaştığımız insan mıyız, yoksa olmak istediğimiz insanı mı yaratıyoruz? Ne kadar samimiyiz? Paylaştığımız ne? Politika, sanat, sokak hayvanları, vb. konularda Facebook üzerinde daha aktif oluşumuz boşa harcanan enerji değil mi? Kendi kendimize rahatlıyor muyuz? Darbelerle örülü apolitik gençlik yıllarımız yırttığımızı mı sanıyoruz? Neden sokaklarda değiliz? Neden paylaştıklarımız yüzünden listemizde "arkadaş" olan birileri bizden nefret edebiliyor? Hava attığımızı düşünebiliyor? Ve neden çekip gitmiyor? Böyle bir ikili durum doğada yok.. Ama sanal ortamda var.. Lafa geldi mi toplumca kendimizi dost canlısı, misafirperver olarak tanımlamaya bayılıyoruz da, neden iki yüzlülüğümüzden, dedikoduculuğumuzdan, çekememezliklerimizden bahsetmiyoruz.. Kim bunu yapanlar? Kim bu terbiyesizler? Neden hep "başkaları"? Hadi yüzleşelim..


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder