Pullar ve bilim insanları..

Nur topu gibi bir pulunuz oldu Bay Feynmann ama sadece 37 cent!!
Feynmann ne derdi acaba? Muhtemelen hiçbir şey.. Pul üstüne düştükten sonra kaç para olduğunun ne önemli var.. Pul olmuşsun işte..
Einstein'ınki ise bir hatıra pulu gibi.. Onun kaç yılında Nobel aldığını bir puldan öğrenebilirsiniz.. Yani pul deyip geçmemeli.. Hiçbir pulun hakkı yenmemeli.. Sonunda buradan ilan ediyorum.. Pullar eğitici ve öğretici belgelerdir, Parasına bakılmaz!
Hepsi bu kadar değil, devam edelim.. Şimdi sırada politik pullar var..
Kadın oy hakları için uzun ve kanlı bir mücadele veren Suffrage hareketini anımsatan pullara öylece bakıp geçmeyin.. Tamı tamına otuz yıllık aktif mücadeleye ve adını, yüzünü, yaşantılarını ve hatta belki dillerini bilmediğiniz bir çok kadının çabalarına bakmaktasınız.. kadınların oy kullanmaları konusundaki ilk görüşü Frankenstein'ın yazarı Mary Shelley'nin kızı olan Mary Wollstonecraft'ın bu düşüncesini ilk kez 1792'de yayımlanan "A Vindication of the Rights of Woman" kitabında
dile getirdiğini düşünürsek pulların gerisindeki kadınların yüz yıldan fazla bir zamandır size bakmakta olduklarını rahatlıkla düşünebilirsiniz..
Pulların en gerisindeki kadın Mary Wollstonecraft'ın dediklerinden bir parçayı buraya alalım ve diyelim ki; pullar ufuk açar! Pullar slogan atar! Pullar devrimcidir!
“Sevgili çağdaşlarım (…), Tüm düşüncelerimizi önemsiz gündelik olaylarla ya da sevgililerimizin ve kocalarımızın yüreğinden geçenlerle sınırlandırmayalım. Tüm görevlerimiz içinde zihnimizi geliştirmek öncelikli olsun; böylece diğer görevlerimiz de buna bağlı olsun ve duygularımız da daha yüce durumlara hazırlansın.
Öyleyse dostlarım, her türlü önemsiz olayın sizi duygusal olarak etkilemesine izin vermeyin: Irmağın kıyısındaki sazlar her küçük esintiden etkilenirler ve her yıl ölürler; meşe ise sağlam durur ve yıllarca her türlü fırtınaya göğüs gerebilir!”[1]
...Pulların üstündeki ve gerisindeki bütün kadınlara minnet ve teşekkürlerle...
Kadınlarla ilgili pozitif ayrımcılığımı bir kenara bırakıp erkeklerle ilgili politik bir pula bakmanızı isteyeceğim..
Ve bunun üzerine tek laf etmeyeceğim..
Pulları öyle kendi halinde saymayalım.. Onların arasında da mavi kanlı olanlar var.. Tıpkı insanlar arasında olduğu gibi.. Pullar ve paralar toplum içindeki hiyerarjik yapıyı kağıt üzerine basılı hale getiren araçlardır aslında.. İnsana göre örgütlenen, aynı kodları kullanan göstergelerdir aslında.. Karşınızda pulların majeste sınıfı.. Şimdi lütfen herkes önünü iliklesin ve ayağa kalksın..
Tamam tamam.. Şimdi rahat olabilirsiniz.. Sırada günümüz toplumunda bir diğer özel sınıf olan aktörler ve aktrisler var.. Genelde koltuğa rahatça kurularak, patlamış mısır-kola ya da çay, kahve eşliğinde baktığınız bu yüzlere bakın şimdi.. Hadi yaslanın arkanıza..
Acaba hangisi en önde olmak isterdi? Ne dersiniz? Bu iş giderek daha eğlenceli olmaya başladı değil mi? Hollywood damgalı pullar atmosferi birden bire değiştiriyor..
Hem de sadece bir kaç cent'e!..
Ama bu blog bir Hollywood filmi mantığında kurgulanmıyor.. Bu yüzden üzgünüm, filmin sonu mutlu bitmeyecek.. Sona sakladığım iki pulun sahiplerinin zor hayatları oldu.. Ve bu hayatları size anlatmak için çırpınarak yaşadılar.. Belki sorulsaydı, kendi pullarının üzerine de bir şeyler yazmak isteyebilirlerdi.. Onların kendi sözleri vardı.. Ben sadece bu sözlerle pulları bir araya getirip aradan çekiliyorum..
And the raven, never flitting, still is sitting, still is sitting
On the pallid bust of Pallas just above my chamber door;
And his eyes have all the seeming of a demon's that is dreaming,
And the lamp-light o'er him streaming throws his shadow on the floor;
And my soul from out that shadow that lies floating on the floor
Shall be lifted - Nevermore.
I finally realized that I must do my schoolwork to keep from being ignorant, to get on in life, to become a journalist, because that’s what I want! I know I can write ..., but it remains to be seen whether I really have talent ... And if I don’t have the talent to write books or newspaper articles, I can always write for myself. But I want to achieve more than that. I can’t imagine living like Mother, Mrs. van Daan and all the women who go about their work and are then forgotten. I need to have something besides a husband and children to devote myself to! ... I want to be useful or bring enjoyment to all people, even those I’ve never met. I want to go on living even after my death! And that’s why I’m so grateful to God for having given me this gift, which I can use to develop myself and to express all that’s inside me! When I write I can shake off all my cares. My sorrow disappears, my spirits are revived! But, and that’s a big question, will I ever be able to write something great, will I ever become a journalist or a writer? Wednesday, 5 April 1944 Pullara hakettikleri anlamı geri verelim.. Paradan arındıralım.. Onların bize anlatacak bir hikayeleri var.. Çoğunun var.. Eminim.. (Bu yazıyı para üzerindeki resimlerle birlikte kurgulamayı düşündüm ama parayı sevmeyen biriyim.. Bu nedenle pulu paraya tercih ettim.. ) |
[1] Mary Wollstonecraft, Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi, Çev: Deniz Hakyemez, Türkiye İş Bankası Yayınları, İstanbul 2007, Sayfa 139














Hiç yorum yok:
Yorum Gönder